Baudelaire öksüzleri: Violet: Makineler tasarlayabilir. Klaus: Çok Bilgili Sunny: Bir Bebek
***
Baudelaire öksüzleri hastanedeki yangıdan kurtuldukları sırada Kont Olaf’ın arabasının bagajına girmişlerdi. Sıkış tepiş orada duruyorlardı. Araba durduğunda Kont Olaf ve arkadaşları indikten sonra beklediler. Violet bagajı açtı dışarıya bir baktılar kimse yoktu. Sonra bagajdan çıktılar. Önlerinde kocaman bir tabela vardı ve üstünde “Kaligari Karnavalı” yazıyordu. “Nereye Gideceğiz” diye düşündüler. Sonra Sunny “Göz” diyerek Kont Olaf’ın bahsettiği Madam Lulu’nun karavanını gösterdi. Ama oraya öylece gidemezlerdi. Sonra Violet telefonla Bay Poe’yu arayalım dedi. Başka çareleri yoktu. Telefona doğru yürüdüler. Sonra Sunny “Mingir” dedi. Bu “para gerekiyor” anlamında bir sözdü. Hiç paraları yoktu. Santrali aradılar ama oradaki görevlinin de onlara yardım edeceği yoktu. Sonra Madam Lulu’nun karavanına doğru gittiler ve söylenenlere kulak misafiri oldular. Sonra arabanın bagajına doğru gittiler. Burada birçok kıyafet vardı ve her türlü kılığa girebilirlerdi. Violet ve Klaus aynı giysiye girdiler. Yani iki başlı bir ucube gibi… Sunny’i de Kurt Bebek Şebu’ya çevirdiler.
Artık hepsi birer ucubeydi ve işe alınmaya hazırlardı. Madam Lulu’nun karavanına gittiklerinde işe alındılar. Sonra Madam Lulu onları diğer ucubelere götürdü. Hugo, Kevin ve Collette… Hugo kamburdu, Kevin çakırpençeydi (yani hem sol hemde sağ elini aynı beceriyle kullanan.) Collette ise şekilden şekle girebilen lastik vücutlu biriydi. Aslında hiçbiri ucube değildi ama onlar ucube olmakla gurur duyuyor gibilerdi…
Baudelaire öksüzleri Kont Olaf’ı yenebilecek mi?...
Her Güne Bir Kitap - hergunebirkitap@hotmail.com
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Görüşlerinizi, isteklerinizi, eleştirilerinizi buraya yazabilirsiniz. :) İyi okumalar.